Tahran’da deprem etkisi yaratan bu sözler, İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'e ait. Dışişleri Bakanı Zarif bu sözleri Mart ayında Gazeteci Said Leylaz ile yaptığı röportajda sarf etmişti. Ancak o röportaj hiç yayınlanmadı. Ve hükümet arşivlerine kaldırıldı. Ta ki 25 Nisan’da sızdırılıp, Londra merkezli ıran international televizyonu tarafından yayınlana kadar.
Zarif, söz konusu röportajında "Rusya’yı nükleer anlaşmayı engellemeye çalışmakla" suçlamış ve devrim muhafızları ordusunu özellikle eski Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin dış politikaya müdahalelerini eleştirmişti. İlk açıklama dışişleri bakanlığından geldi. Bakanlık röportajın yayınlanmak için değil hükümet arşivlerinde tutulması için yapıldığını duyurmuştu.
İran'ın yarı resmi ajansı tasnim, 27 Nisan’da yayımladığı haberinde röportajın, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin talimatıyla 8 yıllık cumhurbaşkanlığı sürecinin kayıt altına alınması amacıyla danışmanı Hüsameddin Aşina'nın başında bulunduğu stratejik araştırmalar merkezi tarafından "sözlü tarih projesi" adı verilen proje kapsamında yapıldığına yer vermişti. Habere göre, röportajın bir kopyası Dışişleri Bakanı Zarif'e, diğer kopyasının da Stratejik Araştırmalar Merkezi’ne gönderildi. Haberde, Zarif'in röportajına ait ses kayıtlarının Aşina'nın başkanlığını yaptığı stratejik araştırmalar merkezi tarafından bazı reformist siyasetçilere ulaştırıldığı da iddia edilmiş ve aşina, ses kayıtlarının sızdırılmasının sorumlusu olarak gösterilmişti.
Bu iddialar nedeniyle Cumhurbaşkanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Hüsameddin Aşina istifa etti, yerine hükümet sözcüsü ali rebii getirildi. İran Hükümet Sözcüsü Ali Rebii’de 7 saat süren röportajın 3 saatlik bir bölümünün çalınarak yayınlandığını belirtmişti.
Trump döneminin Dışişleri Bakanı Mıke Pompeo da Kerry'i suçladı. Cevad Zarif ses kaydında Rusya’nın da İran ile batı arasındaki nükleer anlaşmayı bozmaya çalıştığını belirtti. Cevad Zarif bu iddiasını iki temele dayandırdı. Ona göre, eğer İran batı ile normalleşebilseydi, ABD yönetimi İran yerine gözünü Rusya ve Çin’e çevirecekti. Ayrıca Rusya ekonomik alanda İran ile rekabet etmek zorunda kalacaktı. Ve 3 Ocak 2020'de Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden 5 gün sonra, İran’da düşürülen Ukrayna yolcu uçağı. İran hükümeti olayın gerçekleştiği ilk saatlerde, bunu gizlemeye çalışmıştı. Ancak sonradan uçağın füze ile İran tarafından vurulduğu tespit edilmişti.
İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, bununla ilgili de konuştu. Cevad Zarif deprem etkisi yaratan bu ses kaydının ardından "beni suçlayan ve iftira attığına inandığım herkesi affettim. Yüce İran halkı, Süleymani'nin tüm sevenleri ve özellikle de yüce ailesinin beni affetmesini umuyorum." diyerek özür diledi. Tahran yönetimi de ses kaydının sızdırıldığı zamana dikkat çekerek, Viyana’da ABD ile tarafların nükleer anlaşmaya geri dönmesi üzerine yapılan toplantılara darbe vurmak amacını taşıdığı belirtildi. Ve ses kaydının sızdırılmasının ardından İsrail ile Suudi Arabistan olabileceğine işaret edildi. Ancak ses kaydı dini lider Hamaney'i kızdırmıştı. Hamaney Zarıf'in ses kaydındaki açıklamaları için sert konuştu. İran'ın dini lideri tepkisinde Cevad Zarif'i de doğrudan hedef aldı. Zarif'in ses kaydı, İran yönetimi içindeki anlaşmazlığı netleştirirken, kamuoyu aslında bu anlaşmazlıktan ilk kez Şubat 2019'da haberdar olmuştu. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad Tahran'a giderek, İran’ın dini lideri ali Hamaney ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile görüşmüştü. Esad'ın Hamaney ile görüşmesinde de İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı asım Süleymani ile ülkenin iki eski Dışişleri Bakanı ve Hamaney'in danışmanları olan li Ekber velayeti ile Kamal Kharazi vardı. İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif hiçbir görüşmeye dahil edilmemişti. Bunun ardından zarif görevinden istifa ettiğini açıklamıştı. Zarif, ınstagram hesabından yaptığı bir paylaşımla istifasının nedenlerini açıklamamış ancak bir gazeteye verdiği demeçte Tahran’daki siyasi "iç çatışmalara" işaret etmişti. O dönem Zarif'in bu kararının ardından İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani verdiği bir demeçte, "İran İslam Cumhuriyeti’nin tek bir dış politikası ve tek bir dışişleri bakanı vardır" sözleri bugün daha da anlaşılır bir hal alıyor.








