
Mevcut tabloya bakmakta fayda var. Siyasi liderlerin yaşları malum ancak geniş çapta yönetim kademelerini ele aldığımızda da ortaya dikkat çekici bir veri çıkıyor. (Kaynak: Partilerin internet siteleri)

Evrim Kuran: “Bugün gençlerin pek çok sorunu siyasi arenada gündeme dahi gelmiyor. Genç işsizliği, yetenek kıtlığı, üniversitelerin yetersizliği, global pazarlarda rekabet edebilecek yetkinliklerin yetersizliği, umutsuzluk, iklim krizi, pandemiyle artan teknolojik eşitsizlikler, girişimciliğe dair engeller, mental sağlık sorunları gibi başlıklarda konuşan, icraat öneren ya da yapan bir siyasi yapı göremiyoruz.”
‘ŞÜPHE ETMEYİN… YOL AÇIN, YER VERİN’
“Bizim siyasete girmemizin önünde engeller var. Bu engeller genelde siyasi kurumların, siyasi partilerin, gençlere ses verecek ve el verecek insanların vermemesi” diyen Aksoy, “Bu yüzden bir ‘değişim’ gelecekse, ilk olarak kurumlardan gelmesi gerekiyor. Gücü elinde tutan insanların gençlere ulaşmak istemesiyle gelecek. Çünkü gençler zaten siyasi olarak örgütleniyorlar. Boğaziçi’nde neler olduğunu gözlemliyoruz. ‘Bizim hevesimizden şüphe etmeyin ama aynı zamanda yol açın, yer verin’ demek isterim” ifadelerini kullanıyor.Şahısların yaşlarından ziyade parti politikalarındaki dinamizmin “gençlik enerjisini” oluşturacağını kabul etmekle beraber, değişen kuşağı anlamak noktasında ortada ciddi bir boşluk olduğu endişesine kapılmak da yersiz değil. Aynı zamanda global eksende görülen kutuplaşma da Z Kuşağı’nın genelinin dünya görüşüne karşı bir tablo çiziyor.Peki bu kutuplaşmaya sebep olarak yaşlardan ziyade “eskiyen” zihniyetleri gösterebilir miyiz?Türkiye'nin 5 kuşağını anlatan ‘Telgraftan Tablete’ ve Z kuşağını farklı araştırmalarla mercek altına aldığı ‘Z: Bir Kuşağı Anlamak’ isimli iki kitabı bulunan Evrim Kuran’ın buna cevabı şöyle: “Artan kutuplaşmaların kök nedeni kaostan beslenen kötücül rekabet.”Ortadoğu Tarihi ve Siyaseti alanında lisans eğitimini tamamlayan ve yüksek lisansını da Siyaset Felsefesi alanında yapan Zeynep Aksoy ise eskiyen zihniyetler tespitini şöyle değerlendiriyor:“Bu tespiti kesinlikle yapabiliriz. Gençler özel hayatlarında ve kişisel ilişkilerinde; başörtülü, başörtüsüz, Türk, Kürt ayrımı gözetmiyorlar. Ama tabii ki siyaset kutuplaşmış durumda. Tabii ki bu zihin farklılıkları gençleri de etkiliyor. Kutuplaşmayı aşacak şey, bizim birbirimize daha bağlı oluşumuz.”
Zeynep Aksoy: “Kuşaklar arası farkı vurguladıkça ebeveynler ve çocukların, öğretmenler ve öğrencilerin arasında uçurum var gibi bir görüntü çiziyoruz. Yok aslında. Değerlerimiz ve zihinlerimizin geldiği nokta farklı olabilir ama burada ekonomik sınıfı, eğitimi, hayat tarzlarını unutmamamız lazım. Farkı vurgularken bunu unutuyoruz gibi hissediyorum. Kutuplaşmayı nasıl aşacağımızı, nasıl ‘biz’ olacağımızı konuşmamız lazım.”
‘SİYASETİN GÜNDEMİ GENÇLERİN GERÇEKLİKLERİ İLE BAĞDAŞMIYOR’
“Siyasetin gündemi ülkenin gençlerinin gerçeklikleri ile bağdaşmıyor. Z Kuşağı politik figürlere bakarken kaostan beslenen; insan için, toplum için değil koltuk için savaşan bir grup eril varlık görüyorlar. Oysa kutuplaştıran değil birleştiren, ülkenin ve dünyanın iyiliğini merkeze koyan, gençlerle ya da birbirleriyle değil eşitsizliklerle savaşan liderler görmek istiyorlar.”Z KUŞAĞI SİYASETİ NASIL DEĞİŞTİRİR?
Burada akıllara Z Kuşağı’nın siyasette oyunu nasıl değiştireceği sorusu geliyor. Zeynep Aksoy, “Z Kuşağı bazı şeyleri değiştirmeyi, bazı akımlara katılmayı doğal buluyor. Böyle bir dünyanın içine doğduk. Aynı zamanda bunun yetersiz olduğunu da gören bir kuşağız. İnternet aktivizminin yeterli olacağını, toplumun bununla değişeceğini düşündüklerini zannetmiyorum” diyor. Evrim Kuran ise “Aktif vatandaş olurlarsa değiştirirler” derken “Ancak Z Kuşağı, adeta bile isteye bireyselleştiriliyor ve korkuyla terbiye ediliyor” ifadelerini kullanıyor ve sandığa gidecek Z Kuşağı’nın sandıkta elde edeceği gücün altını çiziyor.Geçmişe döndüğümüzde ise Türk siyasi tarihinde “başarı” kriterini bir kenara koyarak sadece yaş durumuna baktığımızda dönem dönem genç isimlerin tercih edildiğini görüyoruz.
Yukarıdaki listede yer alan isimlerden özellikle Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Tansu Çiller ve Recep Tayyip Erdoğan’ın değişim, yenilenme, ilerleme gibi vaatlerle ve bu rüzgarla destek gördüğünü hatırlamakta fayda var.
G20’NİN YAŞ ORTALAMASI 63
Aksoy’un bu pasıyla konuyu global tabloya çektiğimizde global anlamda da bir yaş alma durumu göze çarpıyor. G20 liderlerinin yaş ortalaması 63. 85 yaşındaki Suudi Arabistan Kralı Salman en yaşlı lider olarak, 43 yaşındaki Emmanuel Macron ise en genç lider olarak öne çıkıyor.ABD tarihinde ise John F. Kennedy, 43 yaşında başkanlık koltuğuna oturmuş ve bu göreve seçimle gelen en genç isim olmuştu. Değişim rüzgarıyla gelen isimlerden Bill Clinton 46, Barack Obama ise 47 yaşındaydı. Kanada Başbakanı Justin Trudeau ise 44 yaşında göreve gelmişti.FARK YARATAN GENÇ KADINLAR
Covid-19 sürecindeki başarısıyla dikkat çeken Finlandiya Başbakanı Sanna Marin ise 34 yaşında başbakan olmayı başarmıştı. Dünyayı sarsan elim terör saldırısı sonrasında ülkesini birleştirmeyi başaran ve süreç yönetimiyle alkış alan Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern ise 2017’de 37 yaşında başbakanlık koltuğuna oturmuştu.
Solda: Finlandiya Başbakanı Sanna Marin. Sağda: Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern. (Fotoğraflar: Reuters)
SÖZCÜ Z kuşağına sordu: Tartışmalar bizi ilgilendirmiyor, iş istiyoruz İlginizi Çekebilir
CHP'li Özel'den Erdoğan'a Z kuşağı yanıtı: Onlar kendilerine saray yapanları biliyor İlginizi Çekebilir
Erdoğan'ın sözleri üzerine 'Z kuşağı bilmez' sosyal medyanın bir numaralı gündemi oldu 




