Fotoğraf: AFP AB - İNGİLTERE KRİZİ Avrupa Birliği bugüne kadar Pfizer/BioNTech ile 600 milyon, Oxford/AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi-GSK ile 300 milyon, Johnson https://www.cnnturk.com/haberleri/almanyaamp; Johnson ile 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 460 milyon doz aşı almak için sözleşme imzaladı. Bunlardan Pfizer/BioNTech, Moderna, Oxford/AstraZeneca ve Johnson https://www.cnnturk.com/haberleri/almanyaamp; Johnson tarafından üretilen aşılar AB onayı almış durumda... Avrupa Birliği 2,6 milyar doz aşıyı satın almayı sözleşmeye bağlarken 1 Haziran'a kadar 450 milyonluk Avrupa Birliği'nde, yetişkin nüfusun yüzde 70'ini aşılamayı hedefliyordu. Ancak aşı tedarikinde yaşanan aksamalar, bu hedefin 2021'in daha ileri tarihlerine ertelenmesine neden oldu. İngiltere'nin büyük tartışmalara yol açan Oxford/AstraZeneca aşısının anlaşma gereği tedarikte önceliği İngiltere'ye vermesi ve buna bağlı olarak da AB ülkelerine taahhütlerini yerine getirememesi rahatsızlığa neden oluyor. Öyle ki bu kapsamda Avrupa Birliği, COVID-19 aşılarına yönelik ihracat kısıtlamalarını katılaştırma ve başta İngiltere olmak üzere diğer ülkelere aşı gönderilmesini sınırlandırma kararı aldı. AB Komisyonu Kıdemli Balkan Yardımcı Valdis Dombrovskis kararı savunarak aşı ihracatına "mütekabiliyet ve orantılılık" ilkeleri getirdiklerini söyledi. İngiltere ise karara karşı çıktı. AVRUPA'DAKİ BÜYÜK UÇURUM Son verilere göre ABD'de nüfusun yüzde 23'ü İngiltere'de yüzde 39'u aşıda ilk dozunu alırken bu oran AB'de yalnızca yüzde 10 civarında. Türkiye ise dünyada 7. sırada yer alıyor. Peki AB ülkelerinin yaşadığı bu krizin sebebi ne? Uzmanlar süreçte bir değil birden fazla hatalar yapıldığına dikkat çekiyor. Yetkililer, AB'nin ilaç üreticileriyle yapılan sözleşmeleri müzakere etmekte diğerlerine kıyasla oldukça yavaş olduğunu belirtiyor ve bazı aşıları onaylarken durumun aciliyetine karşın fazla temkinli davrandıklarını belirtiyor. Avrupa'nın sonuç göstermeyen veya önemli ölçüde kesintiler olan aşılara da girerek süreci bu noktaya getirdiği ifade ediliyor. Haziran 2020'de 27 üye devletin tamamı, AB'ye aşı satın alma konusunda merkezi sorumluluk veren bir programa katıldı. Ancak AB, tedarik sorunlarına neden olan Oxford/AstraZeneca ile sözleşme müzakere etmekte İngiltere'den daha yavaştı. Şubat ayında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB'nin aşı başarısızlıklarını kabul ederek "Yetkilendirmede geç kaldık. Büyük üretime geldiğinde çok iyimserdik ve belki de sipariş ettiğimiz şeyin zamanında teslim edileceğinden çok emindik. Bu bir hataydı" dedi.
Fotoğraf: Reuters 
Fotoğraf: AP ÇARE BAŞLARDA DÜŞÜNÜLMEYEN RUS AŞISINA DÖNÜŞ MÜ? AB'deki bu kriz üçüncü dalganın dünyada başlaması ile daha büyük bir kasırgaya dönüştü. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Avrupa Direktörü Hans Kluge yayımladığı yazılı açıklamada "Salgından çıkışın en iyi yolu aşılardır. Ancak kıtada bu aşıların uygulanması 'kabul edilemez şekilde' yavaş ilerliyor ve Avrupa bölgesinde pandeminin süresini uzatıyor" dedi. Avrupa Birliği, COVID-19 aşılarına yönelik ihracat kısıtlamalarını katılaştırma ve başta İngiltere olmak üzere diğer ülkelere aşı gönderilmesini sınırlandırma kararı alarak süreci normalleştirmeyi düşünse de daha ciddi adımlar atılması gerektiği herkes tarafından kabul ediliyor. Bu noktada ise ilk başlarda düşünülmeyen Rusya'nın COVID-19 aşısı Sputnik V sahneye çıkıyor. Tedarik krizi sonrası AB, Rusya'nın Sputnik V koronavirüs aşısının olası bir onay için değerlendirmeye başladı. Mart sonunda Almanya Başbakanı Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Rusya Devlet Başkanı Putin ile aşı tedariğine ilişkin ciddi telefon görüşmeleri gerçekleştirdi. Rusya'nın Ulusal Varlık Fonu RDIF'in başında bulunan Kirill Dmitriev de, aşının AB'de kullanım onayı alması halinde 50 milyon kişiye yetecek miktarda aşıyı Haziran ayından itibaren AB'ye satabileceklerini belirtti. Avrupa Komisyonu aşının Rusya'dan alınması için müzakere yürütmediğini açıklasa da Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, Avrupa Birliği'nde aşıların "adil dağıtılmadığını" belirterek, Rusya'dan Sputnik V aşısının büyük ihtimalle gelecek haftaya sipariş edilebileceğini bildirdi. İsveç Aşı Koordinatörü Richard Bergström de Sputnik V aşısının İsveç'te kullanılabileceğini ve konuyla ilgili gerekli değerlendirmelerin yapılmaya devam ettiğini belirterek, "Sputnik V kısa süre önce büyük ölçekli 3. aşama çalışmasında iyi bir güvenlik profiliyle birlikte yüzde 91,6 verimlilik gösterdi. 20 binden fazla katılımcıya dayanan ara sonuçlar, prestijli bilimsel dergi The Lancet'te yayınlandı" demişti. Avrupa'da tedarik krizinin ne zaman biteceği tam olarak bilinmese de herkes tarafından fa kabul edilen bu başarısızlığın alınan önlemlerle bir nebze de olsa hafifletilmesi ve yıl sonuna kadar rahat nefes alınması umuluyor...
Fotoğraf: AP 







