Beşiktaş'ı iki sezon üst üste şampiyon yaptıktan sonra 3. sezon sonunda ayrılıp A Milli Takım'ın başına geçen Dünya Kupası 3.'sü teknik direktör Şenol Güneş, EURO 2020'ye 48 gün kala dünya ve ülke futbolu hakkında konuştu. Türkiye A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, Süper Lig’in yayıncısı beINSports’taki beUNITED programında açıklamalarda bulundu. Güneş, Türk futbolunun sorunlarından Beşiktaş’taki son sezonunda yaşadığı problemlere kadar birçok konuda konuştu.Şenol Güneş’in yaptığı açıklamalardan satırbaşları şöyle;*EURO 2020’de ilk hedef iyi bir oyunla gruptan çıkmak. Dünya Kupası’nda üçüncü olduk ama futbol ülkesi olarak üçüncü olmadık.*Futbol bana sorarsanız zavallı durumda. Hangi iş yerini bu kadar kolay ele geçirebilirsiniz? Futbol ele geçirildi. İşin ehli değil, birilerinin adamları kulüplere girdi. Medyanın spor bölümünde de aynı durum söz konusu. İşe bir şeyler katmak yerine, ehil olmayanlar işten bir şeyler götürmeye başladı. Biz de buna göz yumduk.*Rıza (Çalımbay) Hoca çok güzel bir şey söyledi; ‘Kazansam da üzülüyorum, kaybetsem de…’ dedi. Rıza Beşiktaşlı, gurur duyması lazım. Ben de Trabzonsporluyum. Bizim öğrendiğimiz şey ahlak değerleriyle işimizi yapmak. Nereye gidersek gidelim, aynı şekilde çalışırız.*Bir maça ‘Ölmeye ölmeye geldik’ ne demektir ya? ‘Vur kır parçala’ ne demektir? Kadına karşı da yapılıyor. ‘Ya benimsin, ya toprağın? diyorlar. Ne demek bu ya? Bu şiddet duygularıyla sağlıklı ortamı nasıl sağlayacağız?İlginizi Çekebilir
A Milli Takımızın, EURO 2020 programı belli oldu
*Elinde Falcao varsa, oynatmak zorundasın. 5-10 milyon vermişim, bu kulübü batırıyorum. Büyük para verdin oyuncu, Negredo aldıysam oynatacağım. Güven bekliyor, Cenk bekliyor, Vagner var. Pepe niye gitti? Bunu bildikten sonra bana sorarsanız yanlış yaparsınız. Mario Gomez’i alan da başarılıdır, Negredo’yu alan da yanlıştır.”
A Milli Takımızın, EURO 2020 programı belli oldu“FUTBOLA SERSERİLERİN OYUNU DİYE BAKILIYORDU”
*Benim zamanımda futbol meslek değildi, oyundu. ‘İşsizlerin, serserilerin oyunu’ diye bakılıyordu. Mahallemde oyuncağım olmadığı için futbola başladım; futbolcu olmak için değil. Limon kabuğuyla oynardık. Futbol, ailesinin durumu iyi olmayan çocukların oyunuydu.*Bir oyuncunun bonservisi 200 milyonu buluyorsa, burada bir çarpıklık var. Gelirleriniz arttığında, oyunculara verdiğiniz parayı da artırırsanız, gelirleriniz düşünce ne olacak? Az da vermek doğru değil, çok da… Güç odaklı düşünüyoruz. Güçlü, güç zehirlenmesi yaşayarak kararlar alıyor. Böyle olmamalı, birlikte yönetmeliyiz. Futbolda parayı çok ön plana çıkardık ve para amaç oldu, araç olarak kalmalıydı. Futbolda taraftarlık devam ediyorsa, hala bir ruhu olduğu içindir.“FALCAO VARSA OYNATMAK ZORUNDASIN”
*Hep yabancı konusu. Yabancı şu anda zaten serbest; 16 yabancı zaten serbest demektir. Elinizdeki oyuncuyu nasıl oynatacaksınız? Hangisi daha iyiyse ben de onu oynatırım. 16 yabancı aldığınızda, geriye 10 yerli kaldı. Ona büyük para verebilir misiniz? Falcao’nun, Mostafa Mohamed’in olduğu yerde Kerem ve Halil var. Bunlar mecburiyetten oynarlar. Cenk Tosun, Mario Gomez ile birlikte büyüdü. Sezon başı oynamıyordu, ‘Türkiye’nin en iyi santrforu Cenk’ dedim. Gomez henüz hazır değildi, çok iyi çalıştı. Bu konuda da çok iyi bir örnektir. Çalıştı, karşılığını da aldı. Cenk de iyi çalışıyor ama ben Mario Gomez’i almışım, büyük para vermişim, iyi de oynuyor. Bazen Gomez’i çıkarıp Cenk’i koyuyorum, o da iyi oynuyor. O kadar zor bir durum ki… Fatih Hoca’nın durumuna bakalım, ikisi de iyi olsa Falcao mu oynayacak Mohamed mi?
*Elinde Falcao varsa, oynatmak zorundasın. 5-10 milyon vermişim, bu kulübü batırıyorum. Büyük para verdin oyuncu, Negredo aldıysam oynatacağım. Güven bekliyor, Cenk bekliyor, Vagner var. Pepe niye gitti? Bunu bildikten sonra bana sorarsanız yanlış yaparsınız. Mario Gomez’i alan da başarılıdır, Negredo’yu alan da yanlıştır.”








